HYUNJOO’nun post çevirisi:
HYUNJOO’nun post çevirisi:
ÇEVİRİ: BEYZA ALTINTAŞ’A AİTTİR. ÇEVİRİYİ HİÇBİR ŞEKİLDE ALMAYA YA DA KENDİ SAYFANIZDA PAYLAŞMAYA HAKKINIZ YOKTUR. SADECE YAZININ LİNKİNİ PAYLAŞABİLİRSİNİZ!
ÇEVİRİ: BEYZA ALTINTAŞ
Instagram: kardphotostr
Twitter: zombidekiumut
TikTok: kardphotostr
YouTube: Beyza Altıntaş
“Merhaba, ben Lee Hyonjoo,
Tesadüfen ortaya çıkan birçok olay boyunca kendi açıklamamı
yapmaya korktum. Şu an bile çok korkuyorum. Şirketim o zamanlarda gerçeğe uzak
olan açıklamalar yaptı ve – hala genç bir öğrenci ve tanıdığım kişi olan- kardeşimi
mahkemeye verdiler. Suçluların
ebeveynleri, bana ve aileme suçlayıcı mesajlar gönderdiler.
Çok uzun bir zaman tereddüt ettiğim doğru çünkü eğer kendim
bir açıklama yaparsam bana nasıl acı çektireceklerinden korktum.
Ancak buna rağmen, benim için cesaret gösteren ve beni
destekleyen insanların hatırına en azından şu an cesaretimi toplamam
gerektiğini hissettim. Bu yüzden şu an bunu yazıyorum.
Zorbalık, ben çıkışım için hazırlanırken 2014’te başladı ve
ben gruptan ayrılana kadar yani 2016’ya kadar devam etti. 17 yaşında olan ve
çıkışı için hazırlanmakta olan ben, yurtta kalmak zorunda kaldım. Bu yüzden 24
saatimi suçlularla aynı yerde, yaslanabileceğim kimse olmadan geçirmek zorunda
kaldım.
Daha fazla katlanamadığım noktada çektiğim acıyı aileme
anlattım ve ailem de şirketin CEO’suna anlatmaya çalıştı. Ancak bunun yerine,
kendimi defalarca suçlandığım bir yerde buldum. Suçlular bunu öğrendikten sonra
bana daha fazla işkence ettiler. Ailemi sadece kısa bir süreliğine menajerin önünde
ya da buna benzer şekilde aramama izin verildi. Durum daha da kötüleşmeye
başladı ve ben gün geçtikçe küçüldüğümü hissettim.
Halka açıklanan şeyler gerçekte yaşanan şeylerin sadece
küçük bir kısmı. Bu üç yıl boyunca şahsıma yapılan şiddetli eylemler, davranışlar,
alaylar ve küfürler nedeniyle çok acı çekmek zorunda kaldım. Ve özellikle
büyükannemin, annemin, babamın ve küçük kardeşimin karakterlerine yapılan sebepsiz
hakaretler ve saldırılar çok acı vericiydi. Şirket bunları biliyordu ama hiçbir
karşılık verici önlem almadan sadece izledi.
Bu yüzden sonunu göremediğim bir karanlığa düştüm. Ve sonunda
içinden çıkılamaz bir karar verdim ama hiçbir şey hissetmiyor ya da en ufak bir
pişmanlık duymuyor gibi göründüler. Şirketin benim için hazırladığı tek taraflı
bir nedenle gruptan ayrılarak bu sürece son verdim. Ve sonuç olarak sürekli
olarak yapılan kötü yorumlarla, alaylarla ve hatta hain olmakla damgalanarak,
bunlarla yüzleşmek zorunda kaldım.
Ailemin silinemeyecek yaralara sahip olmasından dolayı kendimi
suçlayarak; daha özenli, olumlu ve sağlıklı bir şekilde yaşamaya çalıştım.
Halbuki yıllar geçmesine rağmen zorluk çektiğim anları
unutmak kolay değildi. O zamanların karanlık anıları kalbimin bir köşesinde
kaldı ve beni neredeyse tamamen yutacak bir hale gelen travmaya dönüştü.
Olumsuz olarak sadece kendimi değil çevremdeki insanları da
etkilediğim zor bir dönemden geçmek zorunda kaldım. Bunları yaşarken çevremdeki
insanlar benim adıma büyük cesaret topladılar ki bu da buraya gelmemi
kolaylaştıran şey oldu.
Şimdi de küçük kardeşim ve tanıdıklarım için cesaretimi
toplamaya çalışıyorum. Ve bu deneyimin bir sonucu olarak, bana destek olan ve
onların varlığı için minnettar olduğum çok fazla insan olduğunu öğrendim. Benim
için endişelenen ve her gün nasıl olduğumu soran insanlar sayesinde güç
topladım. Ayrıca birçok insanın benim yaralarıma benzer yaralarla acı çektiğini
de öğrendim.
Gençken yaşadığımız zorbalık ve toplumdan uzaklaştırılma,
bizimle sonsuza kadar kalıyor gibi görünüyor. Sanırım dünyadaki herkesin
benimle iyi geçinmesi imkansız ve nefret dolu duygular zaman zaman olacak.
Ancak şiddetin ve zorbalığın herhangi bir nedenle haklı çıkacağını düşünmüyorum.
Toplumdan uzaklaştırılmanın ve zorbalığın sebebinin ne olduğunun önemi
olmaksızın yok olması gerektiğine inanıyorum.
Yedi yıl geçmiş olmasına rağmen hala daha o travma ve
anılarla mücadele etmeme rağmen inanıyorum ki kendimi iyileşemeyeceğim ve
hayatımı mutsuz olarak yaşayacağım düşüncesinden vazgeçirebilirim.
Bu yüzden benim yaşadıklarıma benzer şeyler yaşayan
insanlara yani kurbanlara, tekrar mutlu ve sağlıklı bir yaşam süreceklerini
göstermek istiyorum. Ayrıca bu durumun üstesinden gelerek, beni destekleyen
insanlara hediye olarak vermek istiyorum.
Benden desteğinizi esirgemediğiniz ve bana güç verdiğiniz
için tüm samimiyetimle teşekkür ederim. Bana çok büyük bir cesaret verdiniz.
Şu anda şirketim tarafından tüm faaliyetlerim durduruldu ve
bana sorulmadan, teklif edilen yeni çalışmalar da tek taraflı olarak reddedildi.
Şirketim ayrıca özel sözleşmemi feshedemeyeceklerini de belirtti.
Şu andan itibaren kendimi, ailemi ve tanıdıklarımı korumak
için sessiz kalmayacağım. Şirketimin bana karşı açtığı ceza davasına da beni
destekleyen insanların yardımıyla cevap vereceğim.
Hiç kolay olmayacak olsa da bunu iyi bir şekilde atlattıktan
ve zor olan geçmişimi geride bıraktıktan sonra çok çeşitli aktivitelerle; kendimin yeni, daha sağlıklı ve daha neşeli
tarafıyla iyileştiğimi göstermeye çalışacağım.
Hem kendim hem de bunu okuyan insanlar için bu ayın geri
kalanının mutlu ve sevgi dolu olmasını diliyorum.
Teşekkür ederim.”
ÇEVİRİ: BEYZA ALTINTAŞ’A AİTTİR. ÇEVİRİYİ HİÇBİR ŞEKİLDE ALMAYA YA DA KENDİ SAYFANIZDA PAYLAŞMAYA HAKKINIZ YOKTUR. SADECE YAZININ LİNKİNİ PAYLAŞABİLİRSİNİZ!
ÇEVİRİ: BEYZA ALTINTAŞ
Instagram: kardphotostr
Twitter: zombidekiumut
TikTok: kardphotostr
YouTube: Beyza Altıntaş
Çıldırmamak elde değil. Bu açıklamayı yapmak neden bu kadar uzun sürdü? Ayrıca zorbalık yapan üyeler olabilir buna bişey demiyorum ama hepsinin yaptığını düşünmüyorum daha açık konuşmak gerekirse Somin'in zorbalık yaptığını düşünmüyorum. İsim verse her şey daha kolay olacakken herkesi bir tutarak söylemesi kötü sonuçlara yol açıyor. Somin uzun süredir tonlarca nefret yorumu ve linçlere maruz kalıyor. İşler daha da kötü bir hal almadan biraz kanıt sunarak isim vererek düzgün bi açıklama yapması gerektiğini düşünüyorum.
YanıtlaSil